Wednesday, July 28, 2010

BİR TAPINAK DUVARINA KAZINMIŞ METİN(1816)_

Gürültü patırtının ortasında sükunetle dolaş,
Sükunette huzur bulunduğunu unutma.
Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe
Herkesle dost olmaya çalış.
Sana bir kötülük yapıldığında
Verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun.
Bağışla ve unut.
Ama kimseye teslim olma.
İçten ol; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş.
Başkalarına da kulak ver.
Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları;
Çünkü, dünyada herkesin bir öyküsü vardır.
Yalnız planlarının değil,
başarılarının da tadını çıkarmaya çalış.
İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen;
Hayattaki tek dayanağın odur.
Seveceğin bir işi seçersen
Yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın.
İşini öyle seveceksin ki,
Başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken,
Verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.
Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol.
Sevmediğin zaman sever gibi yapma.
Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme.
İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz.
Ve unutma ki: insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri
Sonsuz uzunluktaki bir kumsalda
Tek bir kum taneciğinden fazla değildir.
Aşka burun kıvırma sakın;
O çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir.
O bahçeye lâyık bir bahçıvan olmak için
Her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.
Kaybetmeyi ahlâksız bir kazanca tercih et.
İlkinin acısı bir an,
Ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer.
Bazı idealler o kadar değerlidir ki,
O yolda mağlûp olman bile zafer sayılır.
Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.
Yılların geçmesine öfkelenme;
Gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe.
Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.
Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman,
Yelkenlerini rüzgâra göre ayarla.
Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil,
Gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir...
Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki,
Evreni yargılamak imkânsızdır.
Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.
Hatırlar mısın doğduğun zamanları?
Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu.
Öyle bir ömür geçir ki,
Herkes ağlasın öldüğünde,
Sen mutlulukla gülümse.
Sabırlı, sevecen, erdemli ol.
Eninde sonunda bütün servetin sensin.
Görmeye çalış ki,
Bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya,
Yine de insanoğlunun biricik güzel mekânıdır.

Monday, July 12, 2010

ŞAŞIP KALMAK_N.HİKMET

Sevebilirim,
hem de nasıl,
dile benden ne dilersen,
canımı, gözlerimi
...
Kızabilirim,
ağzım köpürmez,
ama devenin öfkesi haltetmiş benimkinin yanında,
devenin öfkesi, kinciliği değil.

Anlayabilirim
çoğu kere burnumla,
yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak
ve döğüşebilirim,
doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum herşey için, herkes için,
yaşım başım buna engel değil,
ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı.
Şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni.
Yazık.